Müzikal bir üretim, bir dilin hayatta kalmasını nasıl destekler? Müzik üretimini bağımsız alanda gerçekleştirmenin koşulları nelerdir? gibi soruların cevaplarını Vomank ile bulmak zor olmaz.
“Kendi müziğimizi ve sözümüzü üretelim, geleneksel bestelerden düzenlemeler de yapalım dedik. Şairlerin şiirlerini alıp besteleyerek yeni nesle edebiyat aşılamak için kullanalım istedik. Ermeni okulları Ermenicenin yok olmasına engellemeye çalışıyor fakat yeni üretim yapan çok az sayıda kişi var. Ermeni dili giderek köreliyor, sanat alanından çekiliyor. Yeni şiir, kitap, müzik yazanların sayısı yok denecek kadar az. Batı Ermenicesi yok olmaya yüz tutan diller listesinde. Bu kaygılarla en azından gençlerin yaptığımız müziği beğeneceği umudunu taşıdık. Rock temelli bir müzik yapıyoruz. Şarkı sözünün bir şaire ait olduğunu fark ettirmek ve o şairin kim olduğuna dair ilgi uyandırmayı istedik.” (Ari Hergel)
Toplumun yakından tanımadığı bir Ermeni şairi bir şarkının gövdesi olan bir şiir sayesinde tanımak ve müzikle bir şiiri duyabilmek şüphesiz dile yaşam katar. Ermeni dilinin güç kaybettiği, dili konuşmaktan ve kullanmaktan uzaklaştıran gündelik hayat dinamikleri içine müzikle sızmak dilin hayatta kalmasını destekler. Üstelik bunu genç nesillerin ilgisini çeken alternatif bir müzik biçimini benimseyerek yeniden keşfetme ortamı kurarak yapmayı dener.
Kolektif Bir Kulis
Bağımsızlık, bütün bu koşullarda gerçekleşen üretimin, diyaloğun ve zamansal birikimin taşlarının döşendiği yegâne zemindir. Toplumun bildiği, alıştığı, beğenilmeme olasılığı taşımayan, risk taşımayan alandan kaçarlar. Hayalini kurdukları, tanıdık olanın dışında seslenişler ve ifadeler aramayı denerler. Böylece genç müzisyenler için kendi yaratıcı alanlarında özgürce yürüyecekleri yolu da aydınlatan bir mum ışığı yakmış olurlar.
Bağımsız alanda kendisi gibi olmanın başka türlüsünün olmadığı bir varoluştur bu. Kendinden aldığı güçle ayakta kalınan bir denge oyunu. Ekonomik yoksunluklar pahasına bağımsızlığını korumak için kolay ve konforlu yolları seçmeden, popüler olana yönelmeden dikenli yollardan yürümeyi göze alarak müzikal arzularını gerçekleştirmektir. Bu aynı zamanda kolektif olarak güç birleştirmeyi gerektirir. Birlikte kurulan stüdyo mutfağı kolektif bir çatının göstergesine dönüşür. Grup üyelerinin evlerinin mutfağından taşıdıklarıyla kurulur. Hediye edilen buzdolabı büyük bir sevinç kaynağı olur. Çünkü stüdyoda soğuk bira yoksa ortam tatsızlaşır. Kettle, kahve makinesi, çatal, bıçak, tabaklar ve bardaklar her türlü malzeme imece usulü bir araya getirilir. Tokatlıyan Han’da üretimine başlamadan önce Vomank, mekandaki ihtiyaçlarını dayanışmayla temin eder.
“2015 yılıydı, sabit bir stüdyoya ihtiyaç duyduk (…) Tonmayster bir arkadaşımız vardı, o da mekân arıyordu. İkinci kattaki 22 ve 23 numarayı bulduk. İki oda arasındaki kapıyı açtık. Mekânın bir odasını prova, diğer odasını kayıt odası olarak kurguladık. Boya, badana, elektrik tesisatı ve yalıtım masrafları için Vomank üyeleri arasında bir kasa oluşturduk. Kendi ekipmanlarımızı getirdik ama daha fazla yatırım gerekti. Ermeni toplumundan bir abimiz bize kredi açtı ve gerekli tüm teknik ekipmanı o sayede alıp provalara başladık. Konserlerden kazandığımız parayla borçlarımızı ödedik.” (Ari Hergel)
Bir kurumun çatısı altında olmak sansür ve kontrol mekanizmalarıyla karşılaşma olasılığı demektir. Avangart bir şeyin peşinde olmak, protesto ya da eleştiri içeren bir iş üretmek baskı görme ihtimali doğurur. Resmi, dini ya da sivil kurumların kendi amaçlarına ve ilkelerine ters düşmeden üretimlerini gerçekleştirmek zor bir denkleme dönüşür. Çoğunluk tarafından beğenilmeyen bir müziği kimseye hesap vermeden üretmenin yolu kendi yağında kavrulmaktan geçer. Müziğin sözlerini, biçimini ve etki alanını kendi hedefleri doğrultusunda inşa etmeye niyet eder. Bu yüzden Vomank deneyimi, kendine ait yapılar kurmanın vazgeçilmezliğini açıkça görünür kılar.
Yaşam koşulları nedeniyle şehir dışına taşınan ya da yurt dışına göç eden üyeler olur, onların yerlerine başka müzisyenler gruba katılır. Tokatlıyan Han prodüksiyonu olan Panalik ismindeki albümleri tasarımdan çeviriye, dizgiden baskıya bir iç yapım olarak hazırlanır. [3] Finansman olmadan, ticari beklenti gütmeden albüm basmak zor bir iştir. Albümde yer alan çeviri kalemi için bir fon aracılığıyla ufak bir destek alınır. Alınan destek bütün albümün prodüksiyonu için kullanılır. Emek verenlere adaletli bir biçimde dağıtılarak yeniden paylaştırılır. Vomank destekçilerinin de katkılarıyla ekonomik bir destek almanın yolu bu albüm için bulunmuş olur. Onun dışında grup, bir kurumsal destekçiyle ilişkilenmeden üretmenin yollarını bulmaya devam eder. Üstelik kendi topluluğuyla özgürce ilişkilenmenin kanalıdır bu aynı zamanda.
Vomank için kendi özerkliğini kurmanın önemli ayaklarından birinin içinde ürettiği mekân olan Tokatlıyan Han olduğunu vurgular. Anahtarı kendilerine ait olan, istedikleri zaman kullanabilecekleri, istedikleri kadar çalabilecekleri bu davetkar müzikal sofra mekanla bütünleşir. “Han olmasaydı Vomank olur muydu ya da nasıl olurdu?” sorusunu cevaplamak güçleştiği gibi handaki diğer sakinlerin çok sesliliğini kaybedileceğini söylemek yanlış olmaz. Vomank dükkân açık olduğu sürece Vomank müziğinin susmayacağına inanır. Bir gün grup dağılır ve dükkân kapanırsa İstanbul’da Ermeni müziğinin sekteye uğrayacağı tartışmasız.
Son olarak, Türkiye’de var olan politik atmosfere rağmen bağımsızların var olduğu güçlü bir alan var. Bu alanda hareke edebilmek için aşılması meşakkatli engeller bulunuyor. Bağımsızlık fikrini zihninde taşıyan, kendi varlığını gerçekleştirmek isteyenler için baskı ve sansür korkusuyla dokunulamayan sokaklar ve kamusal alanlar, ilişki kurulamayan topluluklar yer yer bir rüyanın konusuna dönüşüyor. Vomank ve ona benzer çok sayıda deneyim üzerine düşünmek rüyaları gerçeğe dönüştürmenin anahtarlarını ve ipuçlarını içinde barındırıyor.